Down Sendromu bir diğer adıyla Mongolizm genetik düzensizlik sonucu insanda bulunan fazla 21. Kromozomun bulunması ve bununla birlikte ortaya çıkan tablonun genel ismidir. Down sendromu vücutta yapısal farklılığa ve işlevsel değişikliklerin tanımıdır. Zihinsel kavramadaki bozukluklar ve fiziksel gelişimin belirli bir yüz görünümü gibi farklı olması ile bağdaştırılır. Down sendromlu çocuklar genellikle orta seviye öğrenme güçlüğü gibi sorunlar yaşamaktadır.
Daha akademik bir açıklama ile down sendromu normalde 46 olan kromozom sayısının 47 olması ile oluşmuş, genetik bir farklılıktır. Bir hastalık değil genetik olarak bir farklılıktır. Sıradan bir insan vücudunda 46 kromozom varken down sendromlu bireylerde bu sayı 3 adet 21. Kromozomun varlığı nedeni ile 47 olmakta. Bundan dolayı down sendromunda bir tip olan Trisomy 21, böyle adlandırılmaktadır. Güncel olarak down sendromuna neden olan etmenler araştırılmaktadır.
Down sendromuna dair halk arasında yaygın belli başlı yanlış bilgiler bulunmaktadır. Down sendromu psikolojik-psikiyatrik bir sorun olmayıp, genlerimizden kaynaklanan ve doğum sırası-sonrası müdahale edilemeyen bir durumdur. Henüz genlerimizi değiştirebilecek bir teknolojiye sahip olmadığımız için tedavi edilmese de bireyselleştirilmiş eğitim modelleri sayesinde down sendromlu bireylerin eğitimlerinde ve yaşam kalitelerinde ciddi bir artış görülmektedir.
Down Sendromunun Nedenleri
Sağlıklı insan vücudunda her hücrede 46 kromozom bulunur fakat down sendromlu bebek ve çocukların hücrelerinde toplam 47 kromozon vardır. Fazladan bulunan kromozon 21’ çiftinin yanındadır. Kromozon fazlalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir fakat 35 yaş sonrası gerçekleşen doğumlarda risk artmaktadır. 35 yaşından sonra kromozom ayrılma ileri yaşlarda daha düzensiz olmasından dolayı risk artmaktadır.
Down Sendromlu Çocukların Eğitimi
Bireylerin sahip olduğu genler, onların öğrenme süreçlerini etkileyebilir. Down sendromu bir çocuğun ileride neleri başaracağı, sosyal ve eğitim hayatları hakkında kesin bir bilgi vermek mümkün değil. Erken eğitimle birlikte, büyük çoğunluğu okuma yazma öğrenebilir, ilk öğrenimini tamamlar. Hatta lise ve üniversite öğrenimini tamamlayanlar da vardır. Buradaki kilit nokta, programlı ve uygun bir eğitimdir. Uygun bir eğitim ile var olan sosyal ve eğitim alanındaki potansiyelini arttırabilir, onlara fırsatlar yaratabilirsiniz. Yaygın gelişimsel bozukluk destek eğitimi ile oluşturulan eğitim süreci olumlu katkılar sağlar.
Eğitim süreci en erken ne zaman başlarsa o kadar yararlı olacaktır. Herhangi bir sorunu bulunmayan bebeklerde fizyoterapi ve uygulamaları başlayabilir. İleride yaşıtları ile makasın açılmaması için doğumdan itibaren fizyoterapistler ve özel eğitim uzmanlarından destek alınmalı.




